DAVRANIŞSAL EKONOMİ YÖNTEMLERİNİ KURUM KÜLTÜRÜ ÇALIŞMALARINDA KULLANMAK MÜMKÜN MÜ?

Küçük veya büyük tüm kurumlarda, kültürün açık bir şekilde ortaya konulması ve çalışanların bu kültür ile uyumlu olması, çalışan bağlılığına ve performansına doğrudan etki eden temel bir unsurdur. Organizasyonel kültürü kurum içinde benimsetmek beraberinde belirli davranışların  da kurum içinde değiştirilmesi gerekliliğini getirir. Kurum genelinde davranış değişikliği oluşturmak oldukça zordur. Araştırmalar, kurumlarda büyük ölçekli değişim girişimlerinin yaklaşık %70’inin nihai hedeflerine ulaşamadığını gösteriyor.

Genel olarak davranış değişkliği sağlamak üzere üç farklı strateji kullanılır: kısıtlama, teşvik ve ikna. Ancak bu stratejiler her zaman yeterli olmaz. Günümüzde bu 3 geleneksel yaklaşımın yanına yeni bir strateji olarak  olarak Nudge/Dürtme eklendi. Peki nedir Nudge/dürtme?

 

Davranış Değişikliğinde Yeni Bir Metot: Nudge/Dürtme

Nudge/Dürtmeyi en basit haliyle bireylere istenilen davranışları yaptırmaya yönelik etkili küçük bir yardım, yönlendirme olarak tanımlayabiliriz. Herhangi bir zorlama, finansal teşvik, yaptırım veya talimat verme ihtiyacı duymadan; istenilen davranışa yönelten küçük uygulamalar olarak karşımıza çıkıyor.  Kamu ve özel sektörde vergi toplamadan, çevreyi korumaya ya da eğitimi desteklemeye pek çok alanda dürtme bir teknik olarak kullanılıyor.

 

Karar alma süreçlerinde bilinçli ve rasyonel hareket etmiyoruz!

Pek çok şirket ve kuruluş sıklıkla kültürel davranış değişikliğini meydana getirmek için bilinçli olarak çalışanların fikirleri değiştirmeye odaklanır. Oysa ki düşünsel süreçlerimiz %90’ı bilinçsiz bir şekilde otomatik olarak gerçekleşirken davranışımızı şekillendiren faktörlerin %80’i ise bilgi ya da bilinçli farkındalıktan kaynaklanmıyor. “İnsanlar mantık çerçevesinde düşünen kişisel çıkarları maksimize eden rasyonel yaratıklar değil; dürtüler, alışkanlıklar ve ortam tarafından yönlendirilen” canlılardır. Genel olarak kararlarımız içinde bulunduğumuz ortam ve bağlamdan etkilenir. Kararlarımızı alırken çoğu zaman duygularımız devreye girer ve sosyal çevreden ciddi anlamda etkileniriz.

Psikolog Daniel Kahneman’ın “Hızlı ve yavaş, Düşünme” adlı kitabında (2002 Nobel ekonomi ödülü) bireylerin düşünme ve karar verme süreçlerini anlatır. Kahneman’ın yaptığı çalışmalara göre iki farklı sistem söz konusudur. Sistem 1 bizim hızlı, otomatik ve duygusal karar verme sistemimizdir. Bu sistem  ile dürtüler, alışkanlıklar ve inançlar ile karar veririz. Sistem 2 ise mantıklı karar veren daha karmaşık yapımızdır ve planlama, problem çözme ile rasyonel düşünmeyi sağlar dolayısıyla da yavaştır. Sistem 1 dünyayı gerçekte olduğundan daha düzenli, basit, öngörülebilir ve tutarlı görmemizi sağlamakla beraber hata eğilimli zihinsel kısa yollara sebep olur. Gündelik akışışın içinde çoğunlukla sezgilerimize (sistem 1) güvenerek hareket ederiz dolayısıyla zihinsel süreçleri (sistem 2) temel alarak davranış değişikliği oluşturma çalışmaları çok verimli sonuçlar doğurmaz. Bu noktada dürtmeler insanların elinden seçme gücünü almadan yaptıkları seçimleri etkilemeye yardımcı oluyor.

Sokaklardaki çöp sorunu üzerinden basit bir örnek bir verecek olursak; çöp atmamak gerektiği  bilinmesine rağmen bu sorun hala pek çok şehirde ciddi boyutta devam ediyor. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da bu konuya yönelik yapılan bir çalışmada, çöp kutularına yönlendiren ayak izi yönlendirmelerinin yerlşetirilmesinin yere atılan çöp miktarını %46 azalttığı tespit edildi. Bu kadar basit bir yönlendirmenin (nudge/dürtme) yarattığı etki şüphesiz oldukça yüksek.

Dürtme/Nudge uygulamaları son dönemde ekonomi ve psikolojinin bir araya gelmesinden oluşan yeni bir disiplin olan davranışsal ekonomiye dayanıyor. Davranışsal ekonomi temel olarak insan davranışlarının nedenlerini araştırıyor ve ekonomiye yansımasına odaklanıyor. Bu alanda elde edilen bilgilerin ve insan davranışlarına yönelik oluşturulan ilkelerin  kurum kültürü çalışmalarında kullanmak mümkün. Daha mutlu çalışanlar ve performans artışıyla sonuçlanacak davranış değişikliği süreçlerinin dürtüler ile planlanması uzun yıllardır bu alanda çalışan insan kaynakları profesyonelleri için yeni bir çalışma alanı olabilir.

 

2010 yılında İngiltere hükümetine bağlı olarak faaliyet göstermeye başlayan Behavioural Insights Team bu alanda ilk ciddi kamu yatırımı olurken, 2015 yılında Obama yönetiminin Beyaz Saray’da davranış̧ bilimleri ekipleri kurması bu konuya verilen önemi ortaya koyuyor. Türkiye’de ise 2017 yılında Ekonomi Bakanlığı bünyesinde “davranışsal kamu politikaları” çalışmaları başladı. Yurt dışında özel sektörde de benzer çalışmalar yapılıyor. Ülkemizde de insan kaynakları departmanlarının bu konuyu gündemlerine alıp profesyonel çalışmalar yapacakları zamanlar yakındır.

 

  • John Kotter, Leading Change (Cambridge, MA: Harvard Business Review Press, 2006).
  • Daniel Kahneman popularized System 1 and System 2 in Thinking, Fast and Slow (New York: Farrar, Straus & Giroux, 2011).
  • Reagan, J., & McLaughlin, K. (2013). Rein in Your Brain. Friese Press.
  • The Behavioral Insights Team. (2010). Mindspace. Influencing behavior through public policy. Retrieved January 7, 2016 from http://www.behaviouralinsights.co.uk/publications/mindspace/
2020-04-22T16:38:05+00:00
Go to Top